Kalsiyum haplarına dikkat!

Amerikalı ve Yeni Zelandalı bilimadamları, 12 bin kişiyi kapsayan 11 araştırmanın sonuçlarını değerlendirdi.

Kemik miktarındaki azalma ve kemik kırılganlığındaki artma ile seyreden, "osteoporoz" olarak bilinen kemik erimesi hastalığının tedavisinde genellikle yaşlıların içtiği kalsiyum haplarının kalp krizi riskini artırabileceği bildirildi.

"İngiliz Tıp Dergisi"nde yayımlanan değerlendirmede, osteoropoz tedavisinde kalsiyumun yerinin tekrar gözden getirilmesi gerektiği sonucuna varıldı.

Bilimadamları, kalsiyum haplarının kalp krizi riskini yüzde 25-30 artırdığını belirtti. Riskin, kişinin yaşı, cinsiyeti ve kalsiyum ilacının
çeşidinden bağımsız olarak arttığı vurgulandı.

Düşük tansiyon da yüksek kadar tehlikeli

Gerek yüksek gerekse düşük tansiyonun vücuda aynı derecede zarar verdiğini söyleyen Prof. Dr. Berent Dişçigil, "Yüksek tansiyon, beyin kanamasına, düşük tansiyon ise kan dolaşımı zayıflığına neden oluyor" dedi

BSK Aydın Anka Hastanesi Kalp Sağlığı Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Berent Dişçigil, tansiyonla ilgili merak edilenleri anlattı.

Yüksek tansiyon mu daha tehlikeli yoksa düşük tansiyon mu?
Her ikisi de tehlikeli... Şöyle ki; yüksek tansiyon, her şeyden önce kalbin yükünü arttırır. Kalp, kanı vücuda pompalayabilmek için basıncı olduğundan daha da yükseltir. Bu da kalp kasının daha çok kasılması anlamına gelir. Kasılan kalp kasları, zamanla damarların kalınlaşmasına neden olur. Kalınlaşmış bir kalp kasının beslenmesi zordur. Hele kalbimizi besleyen koroner damarlarda; darlıklar başlamışsa, yüksek tansiyon bir kalp krizini de tetikleyebilir.

Rengi koyulaşan bene dikkat edin!

Zararlı güneş ışınlarından korunmanın yollarını açıklayan Dermatoloji Uzmanı Havva Güngör, "Üç haftada iyileşmeyen ve rengi değişen benler için doktora başvurun" diyor

Güneşin yaşamımız için yararlı etkileri olduğu kadar, zararlı etkileri de olduğu artık tartışılmaz bir gerçek... UV-A, UV-B ve UV-C ışınlarından oluşan güneş ışınları, derinin üst ve alt tabakalarını etkileyerek çeşitli değişimlere neden oluyor. Kadıköy Şifa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Havva Güngör, güneşin verdiği zararları ve bu zararlardan nasıl kurtulabileceğimizi şöyle anlattı:

Güneş ışınları; deride zamanla incelme ve kuruluk yapıyor. Deri kanserinin oluşumuna da zemin hazırlıyor. Işınların etkisinden, güneş koruyucu ürünlerle korunmak mümkün...

İlaçların yan etkilerine dikkat!

Bazı ilaçlar sıklıkla deride döküntü, yüzde şişlik, kaşıntı ile kendini gösteren, ancak nadiren tansiyon düşüklüğü, şuur kaybı, çarpıntı ve tüm sistemlere ait bulguların hepsinin bir arada görülebildiği ilaç alerjilerinin en ağırı olan anafilaksiye (şok) neden olabiliyor.

Uzmanlar, kişide reaksiyona neden olan etken maddenin mutlaka tespit edilmesi ve bir daha aynı etken maddeli ilacın kullanılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor. Penisilin alerjisinde kullanılan ilaç testlerinin, kişinin şoka girmesine yol açabileceği için mutlaka tam donanımlı merkezlerde alerji uzmanlarınca yapılması gerekiyor.

Sağlık Bakanlığı Dr. Sami Ulus Kadın Doğum ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Çocuk Alerji Uzmanı Dr. Serap Özmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tedavi kapsamında kullanılan bazı ilaçların alerjiye yol açabildiğini belirterek, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilaç alerjisinin, bir ilacın tanı, tedavi veya korunma amacıyla kullanılan dozlarında herhangi bir istenmeyen, beklenmeyen ve zararlı etkinin görülmesi olarak tanımlandığını söyledi.

Dikkat bu ilaç kalp krizi riskini artırıyor!

ABD'de bağımsız bir uzmanlar kurulu, Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi'ne (FDA) Türkiye'de de satılan diyabet ilacı Avandia'nın kalp krizi riskini artırdığı gerekçesiyle piyasadan çekilmesini tavsiye etti.

Uzmanlar kurulu, İngiliz ilaç şirketi GlaxoSmithKline'ın ürettiği ilacın satışının durdurulması yönündeki tavsiyesini FDA'ya iletti.

Kurul, 6'ya karşı 18 oyla klinik testler ışığında dünyanın en büyük ilaç üreticilerinden İngiliz GlaxoSmithKline (GSK) tarafından üretilen diyabet ilacının kalp krizi riskini artırdığı kararına varmıştı. Oylamada 9 üye çekimser oy kullanmıştı.

FDA bu tavsiyelere uymaya zorunlu olmasa da çoğunlukla uyguluyor.

Depresyon bunama riskini arttırıyor

Depresyonun bunama riskini iki kat artırabileceği bildirildi. American Journal of Neurology dergisinde yayınlanan iki araştırmada, bir kişinin depresyon geçirmesinin, o kişinin demansa yakalanma (bunama) olasılığının daha fazla olduğu anlamına geldiği belirtildi.

Ancak bilimadamları, bu iki hastalık arasında bağlantı olsa da doğrudan bir ilişkiden sözedilemeyeceğini vurguladılar.

Massachusetts Üniversitesi'nden Dr. Jane Saczynski tarafından yapılan ilk araştırmada, 949 yaşlı 17 yıl boyunca takip edildi ve bu zaman zarfında bu kişilerden 164'ü bunamaya yakalandı. Depresyon geçirenlerin yüzde 22'sinde bunama da görüldüğü, bunayanların yüzde 17'sinin ise daha önce depresyon geçirmediği belirlendi.

Tatilde dış kulak yolu enfeksiyonlarına dikkat!

Hava sıcaklığının artmasıyla birlikte deniz ve havuz sezonu da başladı. Enfeksiyon yönünden tehdit oluşturabilecek havuz ve deniz suları size şiddetli bir kulak ağrısıyla seyreden sıkıntılı bir tatil yaşatabilir.

Enfeksiyon gelişiminde etkili olan faktörler

Genetik faktörler: Aşırı kulak kiri oluşumu, dış kulak kanalı dar veya dış kulak kanalına doğru büyümüş iyi huylu tümör varlığı, cilt problemleri (egzama, sedef hastalığı) varlığı olarak sayılabilir.

Çevresel faktörler: Isı, nem, yüzme olarak sayılabilir. Kulağın Ph’i 4-5 civarındadır. Sayılan faktörler Ph’de değişikliğe yol açarak enfeksiyona eğilim yaratır.

Ağrısız ameliyatsız saç ekimi

Saç ekiminde geliştirilen ameliyatsız ve ağrısız yeni yönteme, erkekler kadar kadınlar ilgi göstermeye başladı.

İzmir'deki bir güzellik ve saç ekim organizasyonunun Genel Koordinatörü Mahmut Kök, saç ekimi konusunda yakın zamana kadar ameliyatlı yöntem uygulandığını, daha sonra fue yöntemi adı altında yeni bir yöntem geliştirildiğini anlattı.

Kök, yeni yöntemin ameliyatsız ve acısız olduğunu, hastayı rahatsız etmediğini ve mükemmel sonuçlar verdiğini söyledi. Başın yan ve arka bölümünden mikro motor cihazı ile tek tek saç toplandığını ve toplanan saçların tasnif edilmesinden sonra açılan kanallara dikim yapıldığını ifade eden Kök, “Doktor tarafından yapılan saç ekiminden sonra ikinci gün muayene, kontrol ve pansuman var. Dördüncü gün saç yıkanıyor. Daha sonra hastanın merkez ve doktorla ilgisi kalıyor. 6'ncı ayın sonunda hastanın saçların normal düzeye geliyor” dedi.

Baz istasyonları zararlı değil

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Tunaya Kalkan “Baz istasyonları kaldırılsın” tepkilerini doğru bulmadıklarını ifade ederek bilimsel olarak bu konuda içlerinin rahat olduğunu söyledi. Prof.Dr. Kalkan “Bu konuda oluşan elektrofobi asıl korkulması gereken şeydir” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Bilişim Derneği işbirliği ile İzmir'de düzenlenen Uluslararası Bilişim ve Hukuk Kurultayı'nda Teknoloji Bilgilendirme Platformu'nun Baz istasyonlarının Hukuki Boyutu, İnsan ve Çevre Etkileşimi konulu paneline İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Tunaya Kalkan da katıldı. Bilimsel olarak yapılan araştırmalarda baz istasyonlarının cep telefonlarına yakın olması gerektiğine dikkati çeken Prof.Dr. Kalkan, “Baz istasyonu kaldırılsın tepkilerini doğru bulmuyoruz. Bu teknoloji vazgeçilebilir bir teknoloji değil ve biz bununla yola devam edeceğiz. Bu konuda bilimsel olarak içimiz rahat” diye konuştu.

Beyninizi genç tutan 7 öneri

Yıllar geçtikçe yaşınız ilerlese de beyninizi genç ve sağlıklı tutmak için bir şeyler yapabileceğinizi biliyor muydunuz? Bilim adamları, beynin daha iyi çalışmasını ve dinç kalmasını sağlamanın yollarını araştırdılar.

Reader's Digest dergisinde yayınlanan habere göre, işte beyninizi genç tutan yaşlanma karşıtı öneriler:

1. Hareket edin: Beyninizi sağlıklı tutmak için egzersiz yapın. Uzmanlar, aerobik egzersizin yanında ağırlık çalışmasının da işe yarayacağını söylüyorlar. Çalışmalar ise en iyi sonucun her iki egzersiz tipinin birlikte uygulanmasıyla alınabileceğini gösteriyor.

Yaşlanırken, nöron diye adlandırılan beyin hücreleriniz kendi arasındaki bağlantıyı kaybediyorlar. Bu bağlantılar ya da sinapslar düşünmek için gereklidir. Bazı araştırmalar da, aerobik egzersizin bazı zihinsel hastalıkları önleyebildiğini gösteriyor. Hatta hafızanızı eski haline getirdiği iddia ediliyor.

İçeriği paylaş