İşyeri Adını ''Türkçe'' Yap, Ödülü Kazan

Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Şükrü Haluk Akalın, Türkçe'ye karşı duyarlılık ve özen gösterip, yabancı olan ismini Türkçe ile değiştiren şirket ve işyerlerine törenle ''onur ödülü'' vermeye başlayacaklarını bildirdi.

Akalın, işyerleri, alışveriş merkezleri, toplu konut yerleşmeleri,oteller ve dükkan adlarında, yabancı isim kullanımının giderek arttığına dikkati çekti.

TDK'nın gönüllü olarak bu kirlilik karşısında mücadele ettiğini ve kamuoyu oluşturarak yabancılaşmayı önlemeye çalıştığını ifade eden Akalın, bu amaçla bugüne kadar ticarethaneler ve benzer kuruluşların Türkçe isim kullanması, mahalle, meydan, cadde ve sokak adlarının Türkçe olması konusunda tavsiye kararı alan 29 belediyeye onur plaketi verdiklerini söyledi.

Zincir mailler bazı uyanıkların haksız kazanç yoludur kanmayın.

Asıl bu maili Tanıdığınız Herkese Gönderin İşte...

Lütfen Herkes bu konuda en azından "Gönderdiğimiz hiçbir mail karşılığında bize kimse para vermez" bilincine sahip olsun. Geçenlerde arkadaşım bir cd verdi bana içerisinde 25.000 mail adresi olan, bana ait 3 tane adres buldum ve dahası adını soyadını yazıp ta aradığım bir çok kişinin mail adresine ulaştım. Kaldı ki bu mail adreslerine veri bankalarından falan sahip olmadılar. Bu tur yöntemler ile sahip oldukları adresleri ticari malzeme, kişisel bilgileri dolandırıcılık yapmak için kullanıyorlar.....

Zincir mailler bazı uyanıkların haksız kazanç yoludur kanmayın.

BU MAILI TANIDIGINIZ HERKESE GONDERIN.....

Öğrenmede motivasyona ulaşmak

Bireyin motive olabilmesi için ilgi ve ihtiyaç duyduğu alanlara yönelmesi gerekir. Motivasyon, öğrenmeyi hızlandıran temel etkendir. Organizmanın öğrenmeye yönelik bir davranışta bulunması için onu motive eden bir etkenin olması gerekir.

Motivasyon iki türlüdür: İçten motivasyon,dıştan motivasyon. Dıştan motivasyon; bireyin bir davranışı yapmak istemediği halde, dıştan birileri tarafından davranışı gerçekleştirmeye zorlanmasıdır. Bu durumda davranış değişikliği istenilen oranda gerçekleşmez. Örneğin:yemek yemeyi istemeyen bir çocuğa zorla yemek yedirmeye çalışmak. Bu durumda çocuk annesinin veya babasının zorla yedirmeye çalıştığı yemeğin ancak çok az bir kısmını yer. Öğrenme sürecinde de durum böyledir. Okula gitmek istemeyen bir çocuk zorla okula gönderildiğinde istenilen nitelikte başarı göstermeyecektir.

ÖLÜLERDEN BİLE PARA KAZANIYORLAR

ABD`de bankalar zararlarını telafi etmek için akıl almaz bir yönteme başvuracak.
ABD Wall Street`de bulunan bankalar kendilerine yeni bir kazanç kapısı daha buldu. ABD`de emlak sektöründeki çöküş sonrasında büyük sorunlar yaşayan bankalar yeni dönemde daha fazla para kazanabilmek için akıllara durgunluk veren bir plan üzerinde çalışıyor. ABD`nin önde gelen gazetelerinden New York Times`ın haberine göre, bankalar yaşlı ve hasta insanların hayat sigortalarını ucuza alarak, mortgage piyasasında yaşadıkları sorunları telafi etmeye çalışıyor.

Özgüven Nasıl Kazanılır?

Özgüven önemli bir kişisel özelliktir; yaşamla baş etmemizi ve sorunlarla gerçekçi bir şekilde mücadele etmemizi sağlar ve zorluklara dayanmamızı kolaylaştırır. Özgüven kazanma süreci, yaşamın önemli zorlukları ile başa çıkma gücüne sahip ve mutlu olmaya layık bir kişi olma deneyimidir.

Özgüven insana güç verir, enerjisini artırır ve daha fazla çaba göstermeye özendirir. Başarı için ilham kaynağıdır. Başarılarımızla gurur duymamızı ve onlardan keyif almamızı sağlar.

Şehidin Kazandırdığı Zafer

Rumeli fatihi Süleyman Paşa bir seferinde avlanmaya çıkmış, elinde bulunan doğanı avının ardısıra salmış idi. Kendisi de atını mahmuzlayarak süratle koşturunca, atın ayağı bir köstebek deliğine takıldı. At tökezleyip yan üstü yıkılınca, şehzade Süleyman Paşa atın altında kaldı. Oracıkta şehit oldu (1360). Gaziler mübarek cesedini kaldırdılar, Bolayır'da kendi yaptırdığı mescidin karşısına defneylediler. (Gariptir ki, merhum Süleyman Paşa'nın atının türbesi de kendi türbesinin yanıbaşındadır!)

Meğer Süleyman Paşa'ya bu hal vaki olmadan önce, yanında bulunan gazilere bir defa şöyle demiş: “Eğer ben bu yakında ahirete göçersem, sizlere vasiyetim olsun ki beni Bolayır'da defnedesiniz. Üzerimize düşman gelirse Allah'a tevekkül edip gayrete gelerek, benim ölümü düşmanlara aldırmayasınız.” Bu vasiyetini sıkıca tenbih etmişti.

Unutulmuş bir sünneti ihya edene 100 şehit sevabı

Allah Resulü s.a.v unutulmuş bir sünnetimi ihya edene ve yayana 100 şehit sevabı vardır diyor..buna binaen hakkaten unutulmaya yüz tutmuş birkaç sünnet

1. konuşmalarımıza cenabı hakka hamd ile başlamak

2. ayakkabılarımızı çıkardıgımızda ayakkabımızın burun kısmını kıbleye cevirerek koymak.

3 trilyon $'lık petrol Erbil'i ihya ediyor

Bir zamanlar Akdeniz, Basra ve Uzak Asya'ya uzanan ticaret yollarının kavşak noktasında bulunan ve bölgenin en büyük ticaret merkezlerinden biri sayılan Kuzey Irak'taki "Kürdistan Bölgesel Yönetimi"nin başkenti Erbil, yüzyıllardır süren savaş ve yoksulluk cenderesinden "petrol" ile çıkmayı umuyor.

Asurlular'ın "Arba-ilu", Perslerin "Arbira" ve Kürtler'in "Hewler" adını verdiği Ortadoğu'nun kadim kentlerinden Erbil'in sakinleri, tarihin derinliklerinden gelen ağırbaşlılıkları ile atalarının yaşadığı bolluğu ve refahı yeniden yaşamak için adeta gün sayıyor.

90'lardan önce yoksulluk, kitlesel katliamlar ve Bağdat yönetimine başkaldıran savaşçıları ile dünya gündemine gelen Erbil, şimdi tüm dünyaya "Yeni Dubai" olarak lanse ediliyor.

Üç ayların ihyası ve bu aylarda doğanların isimleri

Üç aylar girdiğinde mü’minler, nâfile, kazâ veya keffâret oruçları ile gündüzleri; sair ibâdet-tâat, namaz-niyaz, tevbe-istiğfar, tesbih-tehlil, zikir ve fikirlerle geceleri ihyâ etmekte diğer aylara nazaran daha bir gayretli olurlar.

Allâh yolunda mâlî ve bedenî hizmetlerde, infak ve ihsanda âdeta bir yarış havası hâkim olur. Müslümanlar arasındaki bu hayırda-hasenâtta müsâbaka, öteden beri hep böyle devam edegelmiş, hâlen de olanca hızıyla sürmektedir.

Böylece, üç ayların üçüncüsü, Kur’an ayı olan mübârek ramazan-ı şerîfi en güzel şekilde karşılamaya hazır hâle gelirler. Ramazan ayında ise bütün bu ibâdet ve hizmetler artık zirveye taşınır.

90 bin kişilik tebaya sahip olan sanal krallık adeta ihya oldu

Çek Cumhuriyeti’nde uyanık girişimci Harabis ile komedyen Polivka, Olomouc kentine turist çekmek için sahte krallık kurdu. Ancak Eflak Krallığı’nın Kralı Polivka ile Dışişleri Bakanı Harabis kısa sürede iktidar kavgasına tutuşunca olay yargıya taşındı

Çek Cumhuriyeti’nin Olomouc kentinde bir mahkeme ülke tarihinin en ilginç davalarından birine baktı. Komedyen Bolek Polivka, eski iş ortağı Tomas Harabis ile turist çekmek için kurgulanmış Eflak Krallığı’ndaki hakları konusunda anlaşamayınca olay mahkemeye taşındı.
Dünyamızda neyin gerçek neyin kurgu olduğunu birbirinden ayırt etmek adeta imkansız. Çek Cumhuriyeti’nde kurnaz girişimci Tomas Harabis’in turistleri çekmek için yarattığı kurgu krallık bunun en bariz ve son örneği. Fotoğrafçı yazar Harabis, ülkenin güneydoğu köşesine sıkışmış, Lüksemburg büyüklüğünde dağlık bir bölge olan Eflak bölgesine turist çekmek için 1997’de bir krallık kurguladı. Kendi bayrağı ve resmî olmayan bir para birimi (jurovalsar) olan ülkeye girmek için bir seyahat izni, yani vize almak gerekiyor. Ülkede kraliyet aracı da eksik değil, eski Doğu Almanya’da üretilen sarı renkli Trabant marka bir resmî devlet aracı bu görevi görüyor. Ayrıca şaka ülkede tek bölümü erik konyağı (slivovica) üreticiliği olan bir üniversite de bulunuyor.
2000’de başarılı Çek komedyen ve palyaço Bolek Polivka taç giyme töreniyle kral ilan edildi ve ‘Bağışlayıcı Kral I. Boleslav’ olarak tahta oturdu. Tomas Harabis de ülkenin mabeyincisi (dışişleri bakanı) unvanını aldı. İkili başta uyumlu hareket ediyor ve sanal krallıkta işler iyi gidiyordu. Başkent Prag’a uçakla bir saat uzaklıktaki Eflak Krallığı’nı görmek için turistler bölgeye akın ediyor ve onların akın etmesiyle, bölgede oteller, restoranlar, birahaneler pıtrak gibi bitiyordu.

İçeriği paylaş